Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Proje var, kaynak var, mazeret yok

Uşak’ta yapılan birçokrestorasyonda imzası bulunan Mimar Vedat Özen’den meslektaşı Erdoğan'a çağrı:
07 Nisan 2009 Salı 00:39

Tarihi Uşak Evlerinin restorasyonunun Uşak için hayati öneme sahip olduğunu belirten Mimar Vedat Özen, “Kırık Minare meydanının Kültür Bakanlığı’ndan onaylanmış projesi var, kaynak da mevcut, bu işe hemen başlanmalı” dedi.

Uşak’taki birçok tarihi ev ve yapının restorasyon ile rölöve çalışmasının yüzde 80’inde imzası bulunan Mimar Vedat Özen, meslektaşı Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan’a seslendi. Uşak’taki tarihi yapıların turizme kazandırılmasının önemine işaret eden Özen, projenin ve kaynağın hazır olduğunu, bu dönem çok çalışılması gerektiğini söyledi. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan ve tarihi evlerin Uşak için hayati önem taşıdığı üzerinde duran Özen, “Belediye başkanımız bir mimar. Aynı zamanda bir önceki dönemde de başkanlık yaptığı için zamanındaki olumlu ya da olumsuz tecrübelerinden yararlanarak iyi bir çalışma dönemi geçireceği inancındayım. Önümüzdeki günlerde kendisini de ziyaret ederek geçmiş dönemden kalan vaatlerini hatırlatacağım” dedi.

İLGİ GÖSRETİLMEDİ
Mesut Apaydın’ın belediye başkanlığı döneminde üstlerine düşen görevleri hatırlattıkları halde yeteri kadar ilgi gösterilmediğini ifade eden Özen, “Başkan Apaydın, finansman olmadığı için ilgi gösteremediklerinden bahsetti. Ben de kaynağın var olduğunu ilettim. Koruma Yasası çerçevesinde, emlak vergilerinin yüzde 10’luk kısmı İl Özel İdaresi’ndeki ilgili fona yatırılıyor. İl Özel İdaresindeki bu kaynak Valilik tarafından talep eden belediyelere kullandırılıyor. Latife Hanım Kültür Merkezi (Yörük Evi) ve Sarı Konak denen yapıların kamulaştırılmasında ve restore edilmesinde de bu fondan yararlanıldı. Geçen dönemde kaynak vardı, bu dönemde de aynı kaynak hala var. Proje var, kaynak var, zaman çalışma zamanıdır.” dedi.

“MÜDAHALE EDİLEBİLECEK ALAN VAR”
Koruma Yasasının olumlu bir yasa olduğu üzerinde duran Özen, “Yıllar önce Halitoğlu Hanının restorasyonu gündeme geldiğinde fon oluşturulması gerektiği kişilerin kendi kaynakları ile bunu başaramayacağını söylemiştik. Yıllar sona bunun sağlanmasından son derece mutlu olduk. Fon zaten belediyelerden ayrılan pay ile oluşuyor. Para İl Özel İdaresine aktarılıyor. O havuzdan ilgili belediyeler talep ettikleri doğrultuda pay alabiliyor. Bugünlerde bu kaynaktan Ulubey Belediyesi’nin de faydalanması gündemde. Yarım kalan Sokak Sağlıklaştırma ve Tarihi Uşak Evlerinin bulunduğu bölgede gerek ikamet ve gerekse ticareti kapsayan bir çalışmanın fon vasıtası ile yapılabileceğini ümit ediyorum. Tarihi sitin içinde yer alan ve hazır müdahale edilebilecek alanın müdahale beklediğini düşünüyorum. Başkan Erdoğan’a da bunu hatırlatacağım.” dedi.

KIRIK MİNARE PİLOT OLDU
Turizm Bakanının Uşak,’ı ziyaretinde Vali Kayhan Kavas ile Belediye Başkanı Mesut Apaydın’ın bakana rehberlik yapmasını istediğini hatırlatan Özen, “Gerekli, açıklamaları yaptım. Murat Dokur Evi’nin restorasyon işini düşünce olarak güzel, seçimin yanlış olduğunu ve başarı şansının çok az olduğunu söyledim. Sokak sağlıklaştırması ve ticaret ön görülemeyecekti. Bunu da bakan desteleyerek, önceliğin sokak sağlıklaştırılmasına verilmesini istedi. Kırık Minare meydanının da bu çerçevede ele alınmasını istemişti. Kültürel mirasın korunmasında öncelikli yerin orası olduğunu düşünüyorum. Kültür Bakanlığı’nın sokak sağlıklaştırma çalışmasının oradan başlatması tesadüf değildir. Kırık Minare meydan değil. Ama korumacılık ilkeleri doğrultusunda bir meydandır. Kültür Bakanlığı’nın Kırık Minare meydanında, Sokak Sağlıklaştırma Projesi kapsamında koruma kurulunda onaylattığı bir proje çalışması var. Bu proje hazır ve hemen başlanabilecek bir çalışma. Finansman sorunu da yok. Kaynak da var.” dedi.

“BİZDE ODUNPAZARI VEYA SAFRONBOLU OLABİLİRİZ”
İnsanların bu konuda çok fazla bilgili olmadığını da savunan Özen, öncü çalışmaların gerektiğini, ancak insanların bu şekilde heveslendiğini söyledi. Özen sözlerini, “Uşak Konağı olarak bilinen restoranın restorasyon hikayesinde böyle bir şey var. Mülk sahipleri ilk başta çekindi. ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof Dr. Metin Sözen’in Uşak ziyaretinde görüştürdüğümde heyecanlandılar. İşe koyuldular, bitirdiler ve amaca ulaşıldı” diyerek sürdürdü. Uşak’ın Safranbolu veya Odunpazarı gibi olabileceğini savunan Özen, “Ben araştırmalar yapıyorum. Odunpazarı evlerini inceledim. Amaç bizimki ile onların arasındaki farkı görmekti. Gördüğüm şey tamamen sokak sağlıklaştırması idi. Yapıların dışında belediye müdahil olmuş, içi vatandaşa bırakılmıştı. Dış görünüş halledilmiş. Burada da aynı şekilde olacaktır. Biz Sokağı sağlıklaştırırken içini de sağlıklaştıralım diyoruz. Bunda başarı şansı daha çoktur.” dedi.

“RESTORASYONUN YÜZDE 80’İN DE KORUMAYI BAŞARABİLDİK”
Uşak’ta yapılan restorasyonun daha değerli olduğunu kaydeden Özen, “Kültürel mirasın korunmasındaki öncelik müdahalenin en aza indirilmesidir. Onu tamamen yenilemek değil orijinal halini korumaktır. Uşak’ta bugüne kadar yaptığımız restorasyonlarda tarihi özelliklerin yüzde 80’ini korumayı başardık. Uşak Konağı’nda ise yüzde 90’lık bir koruma sağladık. Orijinali koruduğumuz için koruma başarısını artırdı.” dedi.

“FONUN YERELLEŞMESİ FAYDALI OLDU”
Yakın zamanda Uşak’ta Karun Hazinelerinin de sergilenebileceği müzeler kompleksinin hayata geçmesi durumunda Uşak için önemli bir kazanım olacağını savunan Özen, “Gelenler bir gece konaklayabilir. O tarzda bir çalışma olabilir. Diğer yerlerde turistlik faaliyetlerin de canlanmasına neden oluyor. İtalya’da Romeo ve Julyet’in evini gezdim. Evde hiçbir şey yok. Heykel var. İnsanlar inanılmaz bir şekilde bunu değerlendiriliyor. Finanse etmek, fonlamak yakın bir zamana kadar mümkün değildi. Koruma fonunun yerelleşmesi hareket kabiliyetimizi ve çalışmaların işe yararlılığını artırdı.

“RESTORE EDECEĞİM DE, KİRACIYI ÇIKAR”
Bir anısını da paylaşan Özen, “Bir restorasyon çalışmasında adamın kiracısı var. Kira da vermiyor, çıkmıyor da. Mahkemeye başvuruyor. Hâkim “Bina tarihi eser restore edeceğim de kuruldan karar çıkart. Ertesi gün adamı polis zoru ile kapının önüne koyarım.” demiş. Bana geldi. Bize projeleri onaylattık. Projeler hazır. Yaklaşık maliyetler de çıkarmıştık. Ankara’ya elden götürdü. Milletvekilleri aracılığıyla çalışma yapmak istedi. Birkaç hafta sonra yazılı yanıt geldi. Yazıda fon kuruldu. Fonda para birikirse öncelikli birinci yapıdan başlamak üzere çalışma yapılacak deniyor. Para yok diyor yani. O zamanlar koruma fonu ulusaldı ve Uşak’a gelmesi çok zordu. Daha sonra fon yerelleşti ve çalışmaları hızlanmasında çok olumlu oldu.” dedi.

ERDOĞAN’A SÖZÜNÜ HATIRLATACAĞIM
Ali Erdoğan döneminde yapılan bir çalışmadan bilgiler veren Özen, “Dokur Evi’nin yanlış bir tercihtir. Kamulaştırılması fikir olarak güzel seçim yanlış bir seçimdi. Ali Erdoğan Belediye Başkanı olduktan 1 yıl sonra proje onaylanmış. Orayı kamulaştırma yerine birkaç evin restorasyonu ya da dış cephesinin en azından sağlıklaştırma yapmak suretiyle öncülük yapılabilirdi. O da kabul etti. “İnşallah bir başka dönem belediye başkanı olursam yapacağım ilk işlerden biri budur” demişti. Ziyarette kendisine bunu hatırlatacağım.” ifadelerini kullandı.

TOKİ’NİN KREDİSİ OLUMLU
TOKİ’nin tarihi evlerin restorasyonlarına çok cazip kredi vermesi girişiminin takdir edilmesi gerektiğini belirten Özen, “TOKİ’nin sadece yeni yapıları değil kültürel mirasın korunması açısından girişimi olumlu. Son yaptığımız iki çalışmada TOKİ’nin payı var. Üstelik bu fırsat, imkânı olmayan vatandaşların da soru sorma oranını artırdı. “TOKİ, Kültür Bakanlığı kredi veriyormuş” gibi bilgiler bu tür yapıların sahipleri tarafından heyecan uyandırıyor. Eskiden insanlar kaçarken şimdi “ben de yapayım” diyenler çıkıyor. Kendi evini restore etmekten kaçarken “restore eder satarım” diyor. Restore ettiği yapıdan Kültür Bakanlığı’nın karşılıksız yardımı ve TOKİ’nin 10 yıl vadeli ödenebilir bir kredisi var. Biraz daha ciddiye alınmaya başladı. Teşvik ediyorum.” diye konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yenigün e-gazete
YORUM HATTI
FOTO GALERİ
HAVA DURUMU
Uşak 10 / 26 °C  
Nöbetçi Eczaneler