

“Öğretmen olamayanlar birliği” sözüne itiraz
Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Tekel işçilerine haklı mücadelelerinin sonucu olan haklarını vermeyeceklerini kamuoyunu inandırmaya çalışırken Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu üyelerinin Ankara’da yaptığı miting ve tekel işçilerine desteğine atıf yaptığını belirten Elif Dürbin, “Başbakan, birçok uç unsurlar ve hiç alakası olmayan öğretmen olmayanlar birliği sözleriyle ne demek istediğini ifade edememiştir ama bizler kamuoyunu aydınlatmak amacıyla açıklama ihtiyacı duyduk. Başbakan AYÖP’ün yaptığı mitingi ve hak arama mücadelesini adeta alaycı bir üsluba bürüyüp takma bir isim kullanma yoluna gitmiştir. Yanına da ‘uç unsurlar’ kelimelerini ekleyip, adeta bir çığ gibi büyüyen ve bu ülkenin 1 numaralı sorunu olan öğretmen açığını dile getirip, hükümetin en eksik kaldığı noktayı eleştiren 310 bin ataması yapılmayan öğretmenin temsilcisi AYÖP’ü yakında uç unsur ya da ideolojik bir yapı olarak göstermek için altyapı hazırlamaktadır. AYÖP, kesinlikle hiçbir siyasi partinin ve ideolojinin etkisi altında değildir. Tamamen heterojen bir yapı olan AYÖP, sadece mağdur olan ve ekmek peşinden koşan öğretmenler topluluğudur. Ayrıca Başbakanımıza sesleniyoruz: Şu elimizde gördüğünüz diplomalar, bin bir güçlükle 4-5 yıl okuduktan sonra alın terimizin, beynimizin ödülü olarak devlet tarafından bize verilmiştir. Bu diplomalar Sayın Başbakanımızın zekâtı ya da nafakası değildir. Bizleri öğretmen olamayanlar birliği diye adlandıran Başbakana sözümüz var. Kimse bize öğretmen değilsiniz diyemez, bu Sayın Başbakan dahi olsa geçerlidir. Bu ülkede öyle bir birlik olması gerekiyorsa bu öğretmen yapmayanlar birliğidir, o da şu anki Milli Eğitim Bakanlığı’dır” dedi.
10 SENEDİR GİRİYORUZ
Başbakan Erdoğan’ın ‘sınava girin kazanın’ sözlerine de cevap veren Dürbin, “KPSS’ye girip Türkiye birincisi olan arkadaşımız sınavı kazanamadı. Buna nasıl cevap vereceksiniz? Bu da sizce komik mi? Hatırlattığınız imtihanı çok yakından tanıyoruz ve bazılarımız 10 senedir giriyor ısrarla o imtihana ama bir türlü sizin söylediğiniz gibi kolay olmuyor kazanmak. Çünkü bekleyen öğretmen 310 bin, atadığınız öğretmen 40 bin kişi. Resmi rakamlara göre öğretmen açığı 76 bin, OECD rakamlarına göre ise 315 bin’dir. Durum böyleyken kalkıp bizlerin hak talepleriyle adeta dalga geçerek bir ülkenin başbakanına karşı yine o ülkenin en saygın mesleğinin sahibi olan öğretmenlerin bakış açısını değiştirdiniz. Bizler bu ülkenin geleceğini yetiştirmeye aday kutsal bir meslek olan öğretmenlik mesleğinin sahipleriyiz. Bu ülkenin yüz binlerce öğretmene ihtiyacı var. Hem bizlerin, hem de öğrencilerin yani bu ülkenin geleceklerinin, bu kadar ciddiyetten uzak bir üslupla ve ‘kimse size iş bulmaya mecbur değil’ tarzında yaklaşımla ele alınması bizce onur kırıcıdır. Başbakan bize başka kurumlarda ya da özel sektörde iş bulmamız konusunda uyarılarda bulunuyor. Bizler başka kurumlarda çalışmak için yetiştirilmedik. Öğretmen olmak için yanıp tutuşuyoruz. İnsanlara 1 kelime öğretmek için yapın tutuşuyoruz” diye konuştu.
KULAKLARI ÇINLATAN BİR SESSİZLİK GİBİYDİ BU YORUMSUZLUK...
BİZ ÖGRETMENLERİN HALİNİ SADECE BİZ ÖGRETMENLER ANLIYORUZ NE BAŞBAKANLAR NE BAKANLAR NE DE VS VS...

| Uşak | 18 / 37 °C |




